Duyular Markaları Nasıl Algılar

Görme, koku alma, tat alma, dokunma, duyma… Markalaşmada başarıya giden yol, bu 5 duyuya hitap etmekten geçiyor.

Görme: Bir marka haline gelirken ilk ve en kuvvetli şekilde hitap edilmesi gereken duyu organı: Göz! Herhangi bir reklam, logo gördüğünüzde ya da bir ürünün/markanın adını duyduğunuzda, gözünüzün önünde canlanıyorsa, işte o şirket görme duyusuna doğru şekilde hitap edebilmiş demektir. Örneğin “Coca-Cola” dendiğinde hemen herkesin aklına kırmızı-beyaz renkleri ve bir kola şişesi gelir. Coca-Cola görme duyusunu o kadar iyi kullanmıştır ki, 1950’lerde Noel Baba’yı reklamlarında kullanana kadar Noel Baba yeşil renkte giyinirdi. Oysa Coca-Cola’nın reklam kampanyasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen Noel Baba hâlâ kırmızı-beyaz renklerde giyiniyor.

Duyma: Özellikle elektronik eşyalarda duyma duyusunun önemi katlanarak artıyor. Yeni bir elektronik eşyanın açılış ya da kapanış sesi bir anda o ürünün hangi markaya ait olduğunu hatırlatabilir. Diğer yandan, Ronald E. Milman, yaptığı araştırmalar sonucunda mağazalarda, lokantalarda ve alışveriş merkezlerinde çalınan müziğin; servisi, harcama miktarını ve müşteri trafiğini önemli ölçüde etkilediğini ortaya koyuyor. Çünkü yavaş, yormayan bir müzik çalındığında alışveriş artarken, müziğin temposu yükseldikçe, azalıyor. Böylece dünya çapında markaların satış mağazalarında neden hiç çok hızlı ve yüksek sesli müzik çalındığı açıklanmış oluyor.

Tat alma: Müşteriniz, ürettiğiniz gıda ürününün yalnızca tadına bakarak sizin markanıza ait olduğunu bilebiliyor mu? Markalaşırken tat alma duyusunu kullanmanın getirdiği artı değer işte bunu sağlıyor. Yine Coca-Cola örneği üzerinden gidersek; bir Coca-Cola içicisine başka bir kolayı onun haberi olmadan verirseniz, hemen anlayacaktır. Ürünlerinizin gözü kapalı bilinir hale gelmesi için tat alma duyusunu kullanmanız. 

Koku alma: Koku alma duyusu, etkisinden kaçılabilecek en son duyudur. Her yerde mutlaka bir koku vardır ve onu duyarız. Örneğin bir markete girdiğinizde kozmetik standının ne tarafta olduğunu bulabilirsiniz. Kozmetik firmaları için önemli olan nokta ise o stantta kokunun diğerleri arasından sıyrılıp, markasını ayrıştırmayı başarmasıdır. Bunun için de tüketicilerin ürününüzle özdeşleştirdiği bir aromanın olması gerekiyor. Kokusu alındığı anda ismi hatırlanan bir ürün, koku alma duyusunu markası için doğru şekilde kullanabilmiş demektir.

Dokunma: 2 farklı firmanın benzer ürünleri yan yanayken, gözleri kapalı biri ürünleri nasıl ayırt edebilir? Benzer özelliklere sahip ürünlerde fark yaratabilmek için firmalar, kullandıkları malzeme, ürünün ağırlığı ve yüzeyinin özellikleri üzerinde titizlikle çalışıyor. Bunun için markanızın kendine has bir “dokusunun” olması şart. Böylece benzer özelliklere sahip, hatta isim benzerliği olan başka bir ürünle sizinki asla birbirine karıştırılmıyor. 

Kaynak: KobiFinans dergisi 14’üncü sayı